Ruhun Karanlık Pusulası: Bizi "Hasta Eden" İnsanları Neden Seçiyoruz?

 


Ruhun Karanlık Pusulası: Bizi "Hasta Eden" İnsanları Neden Seçiyoruz?

Bazen birinden etkilenmek çiçekler ve böceklerle ilgili değildir. Aksine, birinin varlığı midenizde bir düğüm oluşturuyor, nefesinizi daraltıyor veya sizi tarif edilemez bir huzursuzluğun içine itiyorsa, orada durup bakmak gerekir. İlk bakışta "delilik" gibi görünen bu durumun, aslında ruhumuzun derinliklerinde çok tuhaf bir mantığı var. Neden bizi her anlamda sarsan, tabiri caizse "hasta eden" o kişilere karşı garip bir çekim hissediyoruz?

Modern romantizm bize hep "içgüdülerini takip et" der. Oysa içgüdülerimiz bazen en büyük düşmanımız olabilir. Eğer


çocukluğumuzda sevgiyi kaosla, reddedilmeyle veya sürekli bir "yetersizlik" hissiyle birleştirdiysek; yetişkinliğimizde bizi gerçekten huzurlu hissettiren birini "sıkıcı" bulurken, canımızı yakan birini "heyecan verici" sanabiliyoruz. O hissettiğimiz "mide bulantısı" aslında bir aşk işareti değil, ruhumuzun tanıdık bir acıyı yeniden yaşama arzusudur.

Asıl mesele, bu "hastalığın" bize ne anlatmaya çalıştığını çözmektir. Bizi huzursuz eden birine çekiliyorsak, aslında geçmişimizdeki yarım kalmış bir hesabı o kişi üzerinden kapatmaya çalışıyoruzdur. Ancak şifa, o yarayı aynı kişilerle tekrar tekrar kanatmakta değil; o "tanıdık acının" konforundan çıkma cesaretini göstermektedir. Belki de gerçek özgürlük, bizi iyi hissettiren o "sakin limanları" sıkıcı bulmaktan vazgeçtiğimiz gün başlayacaktır.

İlgini Çekebilir: Geçmişin Gölgesi: Neden Bize İyi Gelen Şeylerden Kaçıyoruz?

Sevgiler

Nihals~~

Yorumlar